Küresel piyasalar, ABD-İran gerilimi ve merkez bankalarının faiz kararlarına odaklandı. Enflasyon ve istihdam verileri, faiz beklentilerini şekillendiriyor.
Orta Doğu’da ABD ve İran arasındaki gerilimin tırmanması, küresel piyasalarda fiyatlamaların merkezine yerleşti. Hafta başında çatışmaların yeniden alevlenmesiyle başlayan süreçte, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile anlaşma sağlandığına dair açıklaması piyasalarda kısa süreli bir barış beklentisi yarattı.
Trump’ın anlaşma duyurusunun ardından piyasalarda risk iştahı artarken, yatırımcıların bir kısmı temkinli iyimserliğini korudu. Bu durum, önceki tecrübelerden kaynaklanan belirsizlik algısının devam ettiğini gösterdi.
ABD’de savaşın makroekonomik etkileri dikkat çekmeye devam etti. Ülkede yıllık enflasyon, Nisan 2023’ten bu yana en yüksek seviye olan yüzde 4,2’ye ulaştı. Güçlü istihdam verileri ve yükselen enflasyon, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yıl sonuna kadar bir faiz artışı yapacağı beklentisini güçlendirdi.
Ancak Trump’ın barış açıklamaları bu ihtimali bir miktar zayıflattı. Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed’in Aralık toplantısında politika faizini yüzde 77 ihtimalle 25 baz puan artıracağı yönünde. Gelecek hafta piyasalar, Orta Doğu’daki gelişmelere ve yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’ın yöneteceği ilk toplantıdan çıkacak kararlara odaklanacak.
Analistler, para politikası metni ve Warsh’ın açıklamalarındaki gelecek dönem sinyallerinin piyasa oynaklığını artırabileceğini belirtti. Bu süreçte Fed’in faiz oranını sabit tutması beklenirken, Warsh’ın ilk yönlendirmelerinin tonu önem kazanacak.
Elon Musk’ın uzay şirketi SpaceX’in hisseleri, Nasdaq borsasında halka arz fiyatının üzerinde işlem görmeye başladı. Hisseler, gün içinde yüzde 19,2’lik bir artışla 160,95 dolardan günü tamamladı. SpaceX’in başarılı halka arzı, diğer teknoloji şirketlerinin halka arz planlarını teşvik edebilir.
Yarı iletken ve teknoloji hisselerine ilgi sürerken, yapay zeka hizmetlerinin yüksek maliyetli bulunmasına dair analizler şirket değerlemelerine yönelik endişeleri yeniden gündeme getirdi. Bu durum, yatırımcıları temkinli kalmaya yönlendiren bir unsur olarak öne çıkıyor.
Bu gelişmelerle birlikte ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,49’da, dolar endeksi ise 99,7 seviyesinde haftayı tamamladı. Enflasyonla birlikte istihdamdaki güçlü seyrin faiz indirimlerini ötelemesiyle altının onsu haftalık bazda yüzde 2,6 değer kaybederek 4 bin 217 dolara indi. Brent petrolün varil fiyatı da gerilimlerin sonlanacağı beklentileriyle yüzde 6,5 azalışla 86,1 dolara geriledi.
New York borsasında S&P 500 yüzde 0,65, Nasdaq endeksi yüzde 2,34 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,66 yükseldi. Avrupa borsalarında ise Almanya hariç alıcılı bir seyir izlendi. İngiltere’de FTSE 100 yüzde 1,01, Fransa’da CAC 40 yüzde 1,61, İtalya’da MIB 30 yüzde 3,22 yükselirken Almanya’da DAX endeksi yüzde 0,55 düştü.
Asya borsalarında ise Çin hariç satıcılı bir seyir gözlendi. Çin’de yıllık enflasyon yüzde 1,2, Japonya’da üretici fiyat endeksi ise yüzde 6,3 arttı. Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) politika faizini yükseltmesi bekleniyor.
Yurt içinde Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 1,78 artışla 13.938,48 puandan kapandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu. TCMB, nisan ayında artan enflasyonun ana eğiliminin mayıs ayında bir miktar gerilediğini belirtti.
Türkiye’nin cari işlemler hesabı nisan ayında 5 milyar 695 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı 319 milyon dolar fazla verdi. Dolar/TL, haftayı yüzde 0,5 artışla 46,2690’dan tamamladı.
Yorum Yap