Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “ÖğretmenİZ” dergisinin 9. sayısında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, öğretmenin rolü ve değerler eğitimini ele aldı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Bakanlık bünyesinde yayımlanan “ÖğretmenİZ” dergisinin 9. sayısının çıktığını sosyal medya hesabından duyurdu. Ramazan ayının eğitim ve değerler dünyasındaki yansımalarını ele alan bu sayıda, Bakan Tekin’in Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, öğretmenin rolü ve değerler eğitimi üzerine önemli değerlendirmeleri yer aldı.
Bakan Tekin, sosyal medya paylaşımında derginin yeni sayısının yayımlandığını hatırlattı. Paylaşma ve dayanışma kavramlarının öne çıktığı bu sayıda, güncel dosya başlıkları, alan deneyimlerinden beslenen içerikler ve uygulanabilir eğitsel örnekler okuyucularla buluştu.
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, “ÖğretmenİZ” dergisinin 9. sayısında Milli Eğitim Bakanı Tekin ile bir röportaj gerçekleştirildi. Röportajda, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin temel yaklaşımı, öğretmenin eğitimdeki rolü ve değerler eğitimi gibi kritik başlıklar ele alındı.
Bakan Tekin, dergideki röportajında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve eğitim anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eğitimi, teknik bilgi aktarımından ibaret görmediklerini, insanı kapsayan ve pek çok değişkeni bulunan bir dönüşüm süreci olarak tanımladı. Öğrenciyi öğrenme sürecinin aktif ve anlam kuran öznesi olarak konumlandırdıklarını belirtti.
Tekin, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile asıl muradımız, bilginin insanın kalbine inmesi, orada hikmete dönüşmesi ve nihayetinde topluma hizmet olarak tezahür etmesidir” ifadelerini kullandı. Bilginin irfanla buluştuğunda insanı olgunlaştırdığını ve hayatla anlam kazandığını vurguladı.
Gençlerin değer dünyasına ilişkin vurguların da yer aldığı röportajda Bakan Tekin, “Gençlerimize verdiğimiz mesaj çok açık. Kökleriniz bu topraklarda olsun, fakat ufkunuz bütün dünyaya açık olsun” değerlendirmesinde bulundu. Öğretmenin eğitim sistemindeki yerini de açıklayan Tekin, öğretmenliğin sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir medeniyet inşası süreci olduğunu ifade etti.
Bakan Tekin, öğretmeni yalnızca müfredatı uygulayan bir kamu görevlisi olarak görmediklerini belirtti. “Öğretmen, istikbalimizi inşa eden bir mimardır. Nurettin Topçu’nun ifadesiyle söyleyecek olursak, öğretmen ‘ruhumuzun sanatkarı’dır” dedi.
Yunus Emre’nin dili, Tanpınar’ın derinliği ve Yahya Kemal’in medeniyet tasavvurunun öğrencilerin zihninde sadece ders başlığı olarak kalmaması gerektiğini dile getirdi. Bu birikimin gençlerin düşünüşüne, duyuşuna ve davranışına nüfuz eden bir yaşam kültürüne dönüşmesini hedeflediklerini kaydetti.
Tekin, çocukların Türkçenin zengin ifade imkanlarını kurdukları cümlelerde, hayallerinde ve düşüncelerinde hissedebilmesi gerektiğini vurguladı. Sanat eğitimini, çocuğun fıtratında var olan kabiliyetleri keşfetme ve incelterek olgunlaştırma yolculuğu olarak tanımladı. Dijital imkanların genişlediği günümüz dünyasında sanat ve edebiyatın gençler için bir ifade biçimi, sükunet ve derinleşme alanı olduğunu belirtti.
Müfredatlarını bu bilinçle şekillendirdiklerini, öğrencilerin estetik duyuşunu geliştiren, onları düşünmeye, hissetmeye ve üretmeye sevk eden bir eğitim anlayışını esas aldıklarını ifade etti. Bu sayede gençlerin, incelmiş bir zevk ve güçlü bir ifade kabiliyetiyle hayata katılmalarını hedeflediklerini ekledi.
Röportajda ayrıca ramazan ayının eğitim iklimine kazandırdığı manevi boyuta da vurgu yapıldı. Paylaşma, merhamet ve dayanışma değerlerinin eğitim ortamlarındaki yansımaları ele alındı.
Derginin 9. sayısı, köşe yazılarından seyahat yazılarına, şiirlerden başarı hikayelerine kadar geniş bir içerik yelpazesi sunuyor. Mehmet Akif Ersoy’un “Asım’ın Nesli” mefkuresi üzerinden ideal insan tasavvuru ve “Öğrenmenin Doğal Hali” başlıklı yazıda pedagojik yaklaşımlar değerlendirildi. Seyahat yazılarında Antalya’nın Elmalı ilçesinden Mersin’in tarihi simgesi Kızkalesi’ne uzanan kültürel zenginlikler aktarıldı.
Yorum Yap