Ukrayna-Rusya savaşında Rus ilerleyişini durdurmak için patlatılan Kiev-İrpin Köprüsü, savaş anıtına dönüşüyor. Türk gazeteciler yıkıntıları ve yeniden inşa edilen köprüyü ziyaret etti.
Ukrayna-Rusya savaşının ilk günlerinde Rus ordusunun ilerleyişini durdurmak amacıyla havaya uçurulan Kiev-İrpin Köprüsü, bir grup Türk gazeteci tarafından ziyaret edildi. Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından düzenlenen gezi kapsamında incelenen köprünün yıkıntıları, savaşın sembolü olarak korunacak.
Ukrayna ordusu tarafından stratejik bir hamleyle patlatılan köprünün hemen yanında, 2004’ten beri Ukrayna’da faaliyet gösteren bir Türk firması tarafından yeni bir köprü inşa edildi. 2024 yılında tamamlanan bu modern yapı, savaşın yıkımına rağmen bölgenin yeniden inşasını simgeliyor.
Kiev-İrpin Köprüsü’nün kalıntıları, bölgede inşa edilecek bir anıt mezarlıkla birlikte açık hava müzesi konseptiyle korunacak. Köprünün imhası sırasında hayatını kaybeden Ukrayna askeri anısına da bir anıt dikilecek.
İnşaat firmasının Proje Müdürü Onur Ceylan, savaşın başlangıcında şantiyelerin kapılarını Ukrayna halkına açtıklarını belirtti. Ceylan, şubat ayındaki hızlı tahliye sürecinin ardından, evlerinden olan savaş mağdurlarını şantiyelerde misafir ettiklerini ve ulaşım ile barınma konularında destek sağladıklarını aktardı.
Ceylan, köprünün stratejik önemini vurgulayarak, “Burası İrpin’i Kiev’e en ana hattan bağlayan yer. Rusların önünde düz bir arazi vardı ve köprüyü geçselerdi Kiev’e varacaklardı. Rus ordusunun ilerleyişini durdurmak için askeri doktrin gereği bu köprü Ukrayna askerleri tarafından patlatıldı.” dedi.
İnşaat sürecinin zorluklarına değinen Ceylan, mayınlı alanlarda çalıştıklarını ve ülkede malzeme üretiminin durması nedeniyle ilk etapta öz kaynaklarını kullandıklarını söyledi. Ceylan, “Malzemelerin tamamını Ukrayna içinden tedarik etmeyi başardık.” diye ekledi. Ayrıca, kritik altyapı projelerinde çalışan personelin seferberlik emirlerinin Ukrayna Savunma Bakanlığı tarafından ertelendiğini belirtti.
Ceylan, şirketin Ukraynalı çalışanlarından askere giden veya seferberlikle çağrılanlar arasında kayıplar olduğunu ancak hiçbir Türk vatandaşının bu tür bir acı yaşamadığını sözlerine ekledi.
Yorum Yap