Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Türkiye’nin küresel üretimin merkez üsleri arasına taşındığını açıkladı. Bakan Kacır, AR-GE harcamalarının 19.9 milyar dolara ulaştığını ve 17 yeni mega endüstri bölgesi inşa edileceğini duyurdu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen 12. Inspiring Best Practices Forum (IBPF) 2026’da yaptığı konuşmada, Türkiye’nin küresel üretimin merkez üsleri arasına taşındığını belirtti. Forumda Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da yer aldı.
Bu yılki forumun ana teması “Value over Valuation – Değerlemenin Ötesinde Değer” olarak belirlendi. Bakan Kacır, küresel ekonomide yaşanan yapısal dönüşümlere ve krizlere dikkat çekerek, serbest ticaret anlayışının yerini yerelde üretime ve dost tedarik zincirlerine bıraktığını ifade etti.
Kacır, stratejik sektörleri koruma ve öz yeterliliği sağlama amacıyla kamu otoritelerinin daha aktif sanayi politikaları yürüttüğünü vurguladı. Yapay zeka, yarı iletkenler, uzay ve kuantum gibi yenilikçi teknolojilerde kapasite oluşturan ülkelerin, uluslararası ticaret ve diplomaside yeni kuralları belirlediğini söyledi.
Türkiye’nin bu büyük dönüşüm işaretlerini erken okuduğunu belirten Kacır, Cumhurbaşkanlığı liderliğinde planlı sanayileşme, katma değerli üretim, AR-GE kültürünün benimsenmesi ve nitelikli insan kaynağına yatırım ile ülkenin küresel üretimin merkez üsleri arasına girdiğini kaydetti.
Bugün askeri insansız hava aracı üretiminde dünya lideri olduklarını, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, çelik ve ağaç ürünlerinde ise Avrupa’da lider üretici konumunda olduklarını aktardı. Alüminyum, düz cam, seramik, plastik mamul, motorlu taşıtlar ve rüzgar türbini üretiminde de Avrupa’nın önde gelen üreticileri arasında yer aldıklarını ekledi.
AR-GE teşvik mekanizmalarıyla 2002’de 1,2 milyar dolar olan Türkiye’nin AR-GE harcamalarının 19,9 milyar dolara yükseldiğini belirten Kacır, AR-GE personeli sayısının da 29 binden 310 bine aştığını söyledi. Türkiye’nin insansız hava araçları, füzeler, mühimmat, jet motorları, uçaklar, helikopterler, uydular, radar ve elektronik harp sistemlerini geliştiren ve üreten bir ülke haline geldiğini vurguladı.
Otomotiv sektöründe TOGG ile küresel sahnedeki yerlerini aldıklarını ifade eden Kacır, elektrikli, bağlantılı, otonom ve akıllı mobilite teknolojilerini Türkiye için yeni bir atılım sahası olarak gördüklerini belirtti.
Türkiye Yüzyılı’nda ülkeyi yüksek teknolojide üst lige taşımak üzere destek enstrümanlarını güncellediklerini ve yeni programları devreye aldıklarını açıklayan Kacır, tarihin en büyük ölçekli teşvik programı HIT-30 ile stratejik alanlarda büyük ölçekli teknoloji yatırımlarını ülkeye kazandırmak üzere adımlar attıklarını söyledi.
Planlı sanayi alanlarının büyüklüğünü 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak kapsamlı bir sanayi alanları planı hazırladıklarını duyurdu. Bu planın ilk aşamasında Orta Anadolu Samsun-Mersin hattında, 13 ilde toplam 60 bin hektar büyüklüğünde 17 yeni mega endüstri bölgesi inşa edileceğini belirtti. Bu bölgelerin döngüsel ekonomiyi ve yeşil üretimi esas alacağını, büyük ölçekli veri merkezi yatırımlarıyla dijital dönüşümü hızlandıracağını ekledi.
Sonraki aşamalarda Mersin-Şırnak, Sivas-Iğdır ve Trabzon-Şırnak hatlarında yeni yatırım alanları oluşturulacağını açıkladı.
Türkiye’nin potansiyelinin çok daha ötesinde olduğunu vurgulayan Kacır, nükleer reaktörlerden kuantum teknolojilerine, yarı iletkenlerden yapay zekaya kadar pek çok alanda atılacak adımlarla ülkeyi yüksek teknolojili üretimde bir üst lige taşıyacaklarını ifade etti.
Fiber iletişim, 5G ve bulut bilişim altyapı yatırımları, yerli ve milli siber güvenlik çözümleriyle Türkiye’yi güvenli dijital ekonominin önde gelen merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. 2030 yılına kadar 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve Turcorn’ların toplam 100 milyar dolar değerlemeye ulaşmasını hedeflediklerini belirtti.
Girişimlere finansman sağlayan fon mekanizmalarıyla 5,8 milyar liralık kaynağı girişim ekosistemine yönlendirdiklerini ve bunun 130 milyar liralık bir fon hacmi yarattığını aktardı. Bu program ve projelerin gerçek anlamda değer üretmesini sağlayacak olanın insan kaynağı olduğunu vurgulayan Kacır, Türkiye’nin gerçek gücünün gençlerde saklı olduğunu dile getirdi.
Üniversitelerin yenilikçi iş fikirlerinin olgunlaşması, girişimcilik ruhunun gelişmesi ve risk alabilen bireylerin yetiştirilmesi için uygun zemin oluşturmasının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Yorum Yap